Cuma 3 Nisan 2026 - 21:36
Düşmanın Ramazan Savaşı'ndaki 7 Hatası / İran Halkının Talepleri

Havza / İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Ârafi Kum'da kıldırdığı cuma namazı hutbesinde önemli açıklamalarda bulundu.

Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Ali Rıza Arafi, 14 Ferverdîn 1405 (3 Nisan 2026) Cuma günü Kum'daki Kudüs Musallası'nda kıldırdığı Cuma namazı hutbesinde "Bugün İran halkı, sahadaki zekâ ve isabetli analizin öncüsüdür." dedi.

İlim Havzaları Müdürü, İslam Cumhuriyeti'nin, bölgenin ve ümmet tarihinin eşsiz bir dönüm noktasından geçtiğini belirterek şunları söyledi: "Büyük İran halkı, Yüce Rehber, silahlı kuvvetler ve İran'ın tüm kurumları bu yolun bayraktarı ve öncüsü olarak eşine az rastlanır bir mucizeye imza attılar."

Kum Cuma İmamı sözlerine şöyle devam etti: "Bu tarihi dönemeçte düşmana baktığımızda, düştükleri birkaç hesap hatası açıkça görülmektedir. Dünya, onların böylesine geniş analiz mekanizmaları ve imkânlarıyla bir hesap hatasına düşeceklerini asla tahmin edemezdi. Savaşlarda ve tüm büyük olaylarda hesapların doğruluğu ve yanlışlığı çok önemlidir."

Birinci Hata

Ayetullah Arafi, düşmanın ilk hatasını şu sözlerle açıkladı: "İran'ın ve İran halkının mevcut zorluklar ve sıkıntılar karşısında geri adım atacağını, pes edeceğini ve bu ağır savaşta direnme ve doğru karar verme yetisini kaybedeceğini düşündüler."

Düşmanın, savaşı bu yanlış hesaplamalar üzerine kurduğunu belirten Kum Cuma İmamı: "Çünkü milletimiz onca musibete tanık olduğu bir dönemde mucizevi bir şekilde sahada yer aldı, doğru analizi buldu ve yolu belirledi." dedi.

İran halkının zekâsı ve cesaretinin düşmanın hesaplarını altüst ettiğini vurgulayan Ayetullah Arafi şöyle devam etti: "Sosyolojik analizleri zayıf ve temelsizdi. Kültürümüz ve milletimiz hakkındaki algıları yanlıştı. Bu milletin, Sekiz Yıllık Kutsal Savunma ve İslam İnkılabı dönemindeki aynı millet olduğunu gördüler. Bu katılım, direnişte yeni bir model yarattı. Temelini bir milletin varlığı, bilinci, zekâsı ve cesaretinin oluşturduğu yeni bir doktrin yazılmalıdır."

"Savaşlarda halklar sığınaklara girer ve milletlerin düzeni bozulur ancak Allah'ın lütfuyla bu milletin düzeni ve birliği her zamankinden daha sağlamdır. O divane Trump bilsin ki, bu millet direniş sahasında her zamankinden çok daha güçlü duracaktır. Cuma namazları ve halkımızın her gece sokaklardaki varlığı, bu ulusal dayanışmanın ve inanç gücünün bir göstergesidir."

İkinci Hata

Aynı zamanda Anayasayı Koruyucular Konseyi (Şura-yı Nigehban) Fakihler Üyesi olan Ayetullah Arafi sözlerini şöyle sürdürdü: "Düşmanlar, etkili bir darbeyle İran'ın siyasi sisteminin çökeceğini sandılar. Siyasi sistemin ani bir darbeyle yıkılacağı yanılgısıyla paralı askerleri seferber ettiler, gereken tedbirleri aldılar, baskınlar düzenlediler ve büyük şahsiyetleri şehit ettiler. Ancak yanıldılar; zira bu siyasi sistem milletin canında ve inancında kök salmıştır."

"Beklentilerinin aksine siyasi sistemimiz ayakta kaldı ve tüm kuvvetler hızla onarılarak yerlerine yenileri atandı. Uzmanlar Meclisi'nin hızla yaptığı Yüce Başkomutanlık seçimi de bunun başında geliyordu. Bu hızlı onarım ve atamalar, siyasi sistemimizin gurur kaynaklarındandır."

"Bugün de diyoruz ki; tüm kurumlarımız ve kuvvetlerimiz gelecekteki aşamaları şimdiden öngörmüştür. Vuracağınız her darbenin yerine yenisi gelecek ve sistem kendini onaracaktır. Tüm siyasi sistemimiz dimdik ayaktadır. Trump, Netanyahu ve İran'ın kötülüğünü isteyenlerin kör gözüne inat, tüm kuvvetler Rehber ile birlikte savaş meydanında hazırdır. Hava-Uzay komutanlarını şehit ettiler, bugün yerlerinde daha güçlü komutanlar var. Askeri, siyasi ve sosyal komutanları şehit ettiler ama hepsinin yerine yeni filizler yeşeriyor. Bu, gençlerimizin savaş meydanlarında parlaması için yeni bir dönemdir; bu nimet için Allah'a şükrediyoruz."

Üçüncü Hata

Ayetullah Arafi, düşmanın üçüncü hatasını şöyle açıkladı: "İran'ın yalnızca savunma pozisyonunda olduğunu, eski savunma doktrinlerine bağlı kalacağını ve hızlı bir darbeyle yere serileceğini düşündüler. Oysa askeri doktrinimiz ve stratejik haritamız değişti. Bölgedeki paralı askerlere ve düşman üslerine karşı onlarca yıllık 'stratejik sabrımız' sona erdi."

"Kırk yılı aşkın süredir bu paralı askerlerden ve düşman üslerinden darbe aldık ancak birlik ve maslahat uğruna sabrettik. Fakat bugün savunma doktrinimiz taarruzidir. Savaşımız bölgesel, gerekirse bölge dışı olacaktır. Saldırganlıklarınıza karşı aktif bir şekilde direnecek ve hücuma geçeceğiz. Bu millet, Allah yolunda direnmeye ve şehadete hazırdır, Allah'ın yardımıyla zafere de ulaşacaktır."

Dördüncü Hata

"Dördüncü hataları, klasik savaşı ve gelişmiş askeri sanayiyi zaferlerinin temeli olarak görmeleriydi. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz o kadar ilerledi ki, Amerikan gücünün sembolü olan F-35'leri yerle bir etti. Ancak asıl hataları, ipleri kendi ellerinde olmayan bir aracı, yani Hürmüz Boğazı'nı bizim kontrol etmemizdi. Bölgenin tüm kilit noktaları İslam'ın ve İran'ın güçlerinin elindedir ve bu güç, sizin tüm denklemlerinizi altüst edecektir."

Beşinci Hata

"Düşmanların bir diğer hatası, Direniş Ekseni'nin kırıldığını, inkılap yarenlerinin pes ettiğini sanmalarıydı. Trump ve Netanyahu'nun eksik akılları bunu böyle yanlış analiz etti. Direniş Ekseni'nin aldığı ağır yaralarla iki yıl içinde yok olduğunu sandılar. Bugün Direniş Ekseni kendini yeniden inşa etmiş ve zincirleme bir şekilde şaha kalkmıştır. Lübnan, Irak, Yemen ve dünyanın diğer bölgeleri ayağa kalkmıştır. Bu direniş yeni bir can bulmuştur ve tüm dünyada dimdik ayakta kalacaktır."

Altıncı Hata

"Dünyanın, NATO'nun ve diğer ülkelerin kendilerine destek vereceğini düşündüler. Oysa kamuoyu, emperyalist güçlere karşı tek başına direnen ve dünyadaki tüm mazlumları savunan İran'ın yanındadır."

Yedinci Hata

"Bir diğer hesap hatası ise iç karışıklıklardı. Ancak bu plan da iç güvenliğimiz, polis teşkilatımız, onurlu Besic güçlerimiz ve cesur halkımız sayesinde suya düştü. Bizim savunmamız ilahi, inanca dayalı, medeniyetsel, tarihi, bölgesel ve küreseldir; din, akıl ve uluslararası hukuka dayanır."

İran Halkının Talepleri:

Savunmaya devam edilmesi

Zorbalıklara boyun eğilmemesi

Sokaklarda ve meydanlarda olunması

Şehit rehberin ve yüce şehitlerin kanının intikamının alınması

Paralı askerlerle mücadele edilmesi

Amerika'ya karşı direnç gösterilmesi

Ayetullah Arafi sözlerine şöyle devam etti: "Dünyadan uyanmasını, bölge ülkelerinden Amerika'dan kopmasını ve Direniş Ekseni'nden faaliyetlerini artırmasını istiyoruz. Bu millet yekvücut bir şekilde Aşura ruhuyla 'Lebbeyk Ya Hüseyin', 'Lebbeyk Ya Hamaney' nidası atmaktadır. Trump ve Netanyahu'ya diyoruz ki; biz Taş Devrine dönmeyeceğiz, biz büyük zaferler çağına ilerleyeceğiz. Siz ise barbarlık ve orman kanunları çağında kaldınız. Bu millet ayaktadır ve feryadı 'Heyhat Minnez-Zille'dir (Zillet bizden uzaktır)."

Cihadda Takvanın Üç Önemli Rüknü

Ayetullah Arafi, ilk hutbede ise İslam ümmeti tarihinin eşsiz günlerinden geçildiğine işaret ederek cihadın ve ilahi değerleri savunmanın kurallarından bahsetti: "Cihad ve savunma; takva ve Allah korkusu temeline dayanmalıdır. Bugün İslami İran'ın zeki ve uyanık halkı bu üç rüknü somutlaştırmaktadır:"

Birinci Rükün: Tam Savaş Hazırlığı

"İslami cihat ve savunma mantığında, savaş hazırlığı, sefere hazırlık ve tüm güçlerin ve kuvvetlerin Allah'ın ve ilahi değerlerin düşmanlarıyla yüzleşmeye hazırlanması; başlangıç noktası ve gerekli bir koşuldur ve hiçbir şey hükümetin, milletin ve silahlı kuvvetlerin bu hazırlığı sağlama çabalarını engellememelidir."

Yüce Allah Kur'an'da 'Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın' (Enfâl, 60) buyurmaktadır. 'Gücünüz yettiği kadar' ifadesi, bu hazırlığın hiçbir sınırı olmadığını gösterir. Silahlı kuvvetler, üniversiteler, sanayiler, teknoloji uzmanları, evden fabrikaya kadar herkes savaş hazırlığını artırmak için çabalamalıdır."

İkinci Rükün: Ruhsal Hazırlık

"Vatanı ve İslam'ı savunmak için ruhsal ve manevi hazırlığa, dayanıklılık ve direniş kültürüne sahip olmalıyız. Sabır, Allah'a tevekkül, silahlı kuvvetlere güven, birlik, özgüven ve umut direnişin temel ilkeleridir. Ölüm korkusu, umutsuzluk, dedikodu yaymak ve tembellik ise şeytanın askerlerindendir. Allah Kur'an'da şöyle buyurur: 'Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız en üstün olan sizlersiniz.'"

Üçüncü Rükün: Allah'ın Gaybi Yardımlarına Umut

"Allah'ın gaybi yardımlarına umut bağlamak, dua ve tevessül etmek direnişin üçüncü ayağıdır. Melekler; silahlı kuvvetlerimizin ve cesur halkımızın yanındadır. İslam İnkılabı bize; azami bilimsel ve askeri hazırlığın, cihad ahlakının ve Allah'a yalvarışın bizi fetih zirvelerine ulaştıracak üç temel rükün olduğunu öğretmiştir."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha